Yığılır kelimeler, cümleler
birikir içimde, konuştuğum rüzgâra dost sustuğum bana, ne yapsam kar etmez
vakit geçmiştir. Bir güneş doğar yüzüme, bir ay batar, buluta üflerim en çocuk
halimle, en çocuk halime aldırmaz bulut. Yarım kalan bir hikâyenin sararır
yaprakları, mevsim bildiğiniz sonbahardır içimde, mevsim kıştır soğuktur
yokluk, yokluk birikir içimde cümle cümle, konuşmak akıl karı değildir
geçmiştir vakit.
On dördümün yazına dönerim,
kirazlar yeni olgunlaşmıştır, abim, ben ve Osman komşunun bahçesinde üç haylaz
çocuk, üç küçük hırsız kiraz peşinde. En vurdumduymaz halimi alıp geri dönmek
isterim, amaç eğlenmektir kiraz bahane. Ne Osman gelir benimle ne abim, ne de
on dördümün çocukluğu. Saatlerce dil dökerim duymazlar beni, ya siz gelin ya
beni yanınıza alın derim görmezler çaresizliğimi. Akılları Hasan Amca’dadır,
akılları zevkine çalacakları kirazlardadır, değişmezler hiçbir şeye o anı,
gelmezler, yanlarına da almazlar beni. Bilirler ben o eski ben değilim ve
bilirler benimle gelirseler bozulur büyü. Kelimeler cümle cümle birikir
dilimde, susmak zamanıdır, sevgiliyi götüren trenin peşinden bakar gibi bakarım
abime, anlar beni, anlar ona kızmadığımı, neden gelmediğini anladığımı anlar.
Bir damla yaş akar gözümden, acılarımdan bir damla akar çocukluğumun kiraz
hırsızı günlerine, şimdiye ağlarım o günlerde, ben abim ve Osman...
Kara kalemime sığınırım, kâğıdımda
en amatör halleriyle dans eder kelimeler, ritim bozuktur, kelimeler eksiktir,
cümleler kurallı kuralsız… Bir gün birisine sataşırım, diğer gün aşkla bakarım
gidenin ardından. Kural nizam yoktur, ayık değildir kafa yürüyemez çizgiden,
bir sağa yalpa yapar bir sola, düşerken kalkar toparlar kendini, bilir yalnız
olduğunu, elinden kimsenin tutmayacağını bilir, iyice kavrar kalemi, bir yudum
alır soğumuş çayından bir cümle daha kurar derme çatma, bir sevda daha gönderir
uzak diyarlara, ne rüzgârı hesaplar ne yağmuru ne karı.
Kiloluk dikmen şişesi varmış mıdır
Sedef’e, ada vapuru seferde midir bu saatte, sevgili uykusunun kim bilir
kaçıncı deminde. Kiraz çalan haşarı
çocuktan ne kaldıysa elimde, Osman’dan abimden ne kaldıysa, vurup gidenler ne
bıraktıysa o adanın peşinde, o vapurda bahar mevsiminde… Birikir kelimeler
cümle cümle, konuştuğun rüzgâra dosttur umursamaz kimse, sustuğun sana günah.
Kırıp atsan kalemi için sızlamaz, ne yazsan umursamaz hiç kimse.



